DUYGULARIMI KARIŞTIRMA…
Olumsuz davranışlara maruz kalmanın sorumluluğu ne kadar çocuğa ait? Peki, çığlıkla beraber çocuklarımıza başka neler öğretebiliriz? Biz büyükler öncelikli olarak çocuklarımızın
varlığına saygı göstermeliyiz ki benlik saygıları zedelenmesin ve kendilerini kötü hissettiren durumlarla karşılaştıklarında yapabilecekleri şeyler olsun.
Her çocuk özel ve biriciktir. Her çocuk bu biricikliği hissetmeli ve kendini değerli görmeli.
Bu biriciklik ve değerlilik önce bedende hissedilir. Bebeklikten itibaren çocuklarımızla önce bedenleri ile temas kurarız. Kucağımıza alırız,koklarız, gözlerine bakar ve güleriz.
Çocuk iyi ve kötü dokunmayı bebeklikten itibaren hisseder. Çocuk karnı acıktığında ona kızan, suratını asarak onu besleyen bir anne ile karşılaşır veya bezini değiştirirken bunları yaşarsa kötü muameleye maruz kalıyor demektir.
Çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanması ile beraber duygusal ihtiyaçları da unutulmamalı. Ev içinde iyi ve kötü ayrımını yapamazsa çocuk olumsuz davranışlara maruz kaldığında da bunun ne olduğunu anlamlandıramaya bilir. Çocuğun bu ayrımı yapabilmesi bizim ona ayırdığımız zaman ve gösterdiğimiz sabır da saklı. Onunla keyifli, zevkli etkinlikler yapabilmemiz için zamana
ihtiyaç var. Bu etkinliklerin tamamlanabilmesi içinde sabır göstermeye ihtiyacımız var.
İşte o zaman çocuk kendine iyi ve kötü duygular hissettiren davranışları fark eder.
Olumsuz davranışlarla karşı karşıya kaldığında bilmesi gereken en önemli bilgilerden biri de
iyi ve kötü dokunmanın ne olduğudur. İyi dokunma, içinde keyif, eğlence ve olumlu duygular barındıran dokunmadır. Kötü dokunma ise kendini kötü hissettiren, karmaşık duygulara sebep olan her türlü dokunma.
Çocuğun farkında olacağı şey şu; “Bana iyi duygular hissettirmeyen her tür dokunma kötüdür.” Buradaki temel farklılığı çocuğumuz kavradığında böyle bir durumla karşı karşıya kaldığında
muhakkak yetişkinlerden yardım alacaktır. Çocuğu bu davranışa maruz bırakan kişi tanıdık, aile
içinden, komşu, arkadaş vb. kim olursa olsun çocuk böyle bir şeyden bahsederse muhakkak dikkate almalı ve onu dinlemeli. Çocuktur anlattıkları hayaldir dememeli. Çünkü çocuk birisi bana dokundu diyor ve bunu hoşlanmadığı, rahatsız olduğu şeklinde anlatıyorsa muhakkak doğrudur. Çünkü çocukların hayal dünyası değildir bu anlattıkları gerçektir. Bazen de kötü dokunma olarak anlatmaz da çocuk oyun oynadıkları şeklinde anlatır. Özellikle küçük yaş gruplarında çocuklar bunun oyun olduğunu hatta aramızda kalacaktı, bu sırrımızdı söylememeliydim diyerek saklamaya da çalışabilir. Bu konularda farkındalık eğitimi önemli.
Kötü davranışlara maruz kalmak hiçbir zaman çocukların suçu değildir. Burada yetişkinin sorumlukları daha fazla… Hem anne baba olarak bizlerin hem de tacizi uygulayan kişinin
sorumlulukları unutulmamalı.

Yorumlar
Yorum Gönder