İçimizdeki Şeytan romanı Sabahattin Ali'nin okuduğum ilk kitabı. Okumamı bitirdikten sonra bana tahliller yaptıran bir kitap oldu. İnsanı bütün yönleri ile ele almış olması beni buna sürükledi sanırım. Kitap ilk görüşte aşkla başlayan, âşıkların yollarının nasıl kesiştiğini ve nasıl ayrılık noktasına geldiklerini akıcı bir dille anlatıyor.
Kurban-Kurtarıcı-Zorba üçgenindeki benlikleri çok rahat satırlarında görüyorsunuz. Kurban benlik kendini çaresiz, zavallı, aciz hisseden benlik ve hayatında bir kurtarıcı bekler. Kurtarıcı benlik herkesten kendini mesul hissederek, herkesi kontrol altında tutmaya çalışarak yani bağımlı kılarak elini herkese uzatır. Kurtarıcı bir zamanlar kurban benlikte olan kişidir. Kurtarıcı kişiler her şeyi kontrol altında tutmaya çalışmaktan yorulduklarında zorba benlik ortaya çıkar ve ne oluyor yada neden böyle bir dönüşüm oldu sorusu sorulmaya başlar orada. Zorba benlik ise istismar (fiziksel, duygusal ya da cinsel), sevgiyi reddetme, cinsel tatmin ya da maddi rahatlık gibi birçok yolla kendini gösterir. Bu üçgen döngüsü arasında dönen insanların anlatıldığı satırları çok güzel yakalayabilirsiniz.
Jung'un anlattığı alt kimlikler, gölgeler, aydınlık-karanlık yönlerde satırlarda bulacağınız insana dair anlatımlar. İnsanın her yönü ile kendisine kabul vermesi, gölge yanlarıyla kendini kucaklaması ile mümkün. Kendini aydınlık ve karanlık yönleri ile görüp kabullenen insan, tüm insanlığı kucaklayabilecek esnekliğe sahip olur. Yani insanın bir zorbaya dönüşebileceğine kabul verebilmesidir. Kendinin de bir zorbaya dönüşebileceğini kabul eden insan gölge yanları ile kendini görüp kendi ile yüzleşmeye hazır olur. Çünkü yaşanan her şey insana dairdir.
Kitabın satırlarında İstanbul sokaklarında dolaştığımı hissettim. Bu his o sokakların benden bir parça olmasından kaynaklı idi. O sokaklarda bana ait hatırlar vardı. Aynı diğer insanlar gibi. Her insan bize ait bir parça taşır ve onu bize aynalar. Bazen aynaladıkları yani bizi yüzleştirdiği şeyler iyi gelirken bazen iyi gelmez.
Kitapta yetişkin yanımız üzerine de çok satırlar barındırıyor. Yetişkin olmak ne yaparsan yap bu yaptığınla ilgili sorumluluk alabilmek demek. Bunu yapan benim, benim sorumluluğum ve bundan ben sorumluyum diyebilmek. İşte kitaba adını veren sorgulama burada başlıyor içimizdeki şeytan mı bunları bize yaptırıyor yoksa biz böyle yapmayı mı tercih ediyoruz. Kendiyle ilgili sorumluluk almayan-alamayan bireyler davranışlarının sonuçları ile ilgili suçlu aramaya başlarlar. Bu suçlu çevresi, ana-babası, kardeşi, öğretmeni, eşi, sistem, ülkesi vb. şekilde çoğalarak gider. Yada kitaptaki gibi içimizdeki şeytan bana bunları yaptırıyor der geçer.
Bu kitabı okurken size neler iyi geliyorsa onlar sizin. Neler iyi gelmiyorsa onlarda yüzleşmekten kaçtığınız, sizden olan diğer parçalar.
İyi okumalar.

harika tespitler.. kurban-kurtarici-zorba benlikler ve aralarindaki iliski tespitleri cok dikkat cekici..bu yaziyi okuduktan sonra eminim ki çok daha farkındalıkla okunacak bu kitap Huriye hocam.. sevgiler..
YanıtlaSilTeşekkürler Gamze, yorumun çok kıymetli benim için.
Sil