TEKNOLOJİYİ NASIL KULLANACAĞIMIZA BİZ KARAR VERELİM…

TEKNOLOJİYİ NASIL KULLANACAĞIMIZA BİZ KARAR VERELİM…


Teknoloji ilerledikçe hayatımızdaki yenilik ve kolaylıklar arttı. Mikrodalga fırında 3 dakikada kek yapıp ikram edebiliyoruz. Yumurtaları makinaya dizip istediğimiz kıvamda pişire biliyoruz. İnternet ve akıllı telefonlar sayesinde birbirimize sesli, görüntülü iletişim kolaylaştı. Bugün marketten dönerken dikkatimi çeken bir kare oldu. Satış standında duran bir genç elinde telefon oyun oynuyor. Diğer taraftan da müşteri ile ilgilenmeye çalışıyor. İlgilenmeye çalışıyor diyorum çünkü asıl ilgisi telefonda. İlgilenme ne kadar kaliteli siz düşünün? Bu oyun akıllı telefonlarda çok popüler olan bir oyun. Çok kişi oynuyor bu oyunu, her yaştan oynayan var. Toplu taşıma araçlarına bindiğinizde oynayan kişileri çok güzel gözlemleyebiliyorsunuz. Hatta geçemedikleri seviyeleri rüyalarında gördüklerini söyleyen arkadaşlarım var. Kimisi için telefon ve internet bir iletişim aracı iken, kimisi için oyun, kimisi için bütün dünya. Gelişen teknolojinin bizlere sunduğu, hayatımızı kolaylaştıran hediyeleri ile beraber bizden kopardıkları da var. Bizden alıp götürdüğü en önemli şeylerden biri ilişkiler ve iletişim. Bireyselleşen bir hayata doğru taşıyor bizleri. İlişki kurmak ve bunu devam ettirmekte zorlanan bir toplum yapısına doğru gidiyoruz. 


Aile yapısının korunmasına çok ihtiyaç var. Çünkü internet ve akıllı telefonların tesiri aileleri de parçalanmaya doğru sürüklüyor. Eş ilişkisinde iyi ve kaliteli bir iletişim kurulamadı ise sanal dünyaya zaman ayırma başlıyor. Bu çocuklar içinde geçerli. Ailesinde kabul görmeyen veya aile içinde iletişim boşlukları olan çocuklar da sanal aleme kayıyor. İnternet ortamında çocukları yetişkinlerden daha farklı tehlikeler bekliyor. İstismar ve tacizle karşı karşıya kalıp ne olduğuna anlam veremedikleri davranışlar. Bir pedagog yaptığı deneyde; “Begüm10” sahte ismiyle bir sohbet sitesine girmiş, kendisini 10 yaşında olarak tanıtmış ve ilk yarım saatte 43 cinsel içerikli 100 mesaj almış. Begüm bu 43 kişiye ilk mesajında 10 yaşında olduğunu belirtmiş, sadece bir kişi özür dileyerek bağlantısını kesmiş. Diğerleri ise bağlantıyı kesmediği gibi bağlantının kesilmemesi için olağanüstü çaba sarf etmiş. Peki, hem çocuklarımızı, hem birey olarak kendimizi, hem de ailemizi korumak için neler yapabiliriz? Bunun tek çözümü var İLETİŞİM… Kendimle, ailemle ve çevremle buradan da inandığım değerlerim nelerse onlarla İletişim. Kendini tanımak için zaman ayırma ve kendi ihtiyaçlarını karşılamak. 
      

Ailece yapılacak etkinlikleri arttırmak. Çocuklarla ailece tabiatı keşfetme etkinlikleri yapmak. Mevsimlerin her biri o kadar güzel ki, biz teknoloji bağımlılığı ile tabiattaki değişimleri kaçırıyoruz. Çocuklarla her mevsim toprağa, ağaçlara, çiçeklere dokunabilmek, değişimleri hissetmek ve bu hissedilenlerin neler olduğunu paylaşmak. Evde en azından 1 saat teknoloji orucu tutmak ama onun yerine geçebilecek etkinlikler belirlemek. Beş taş, bilyelerle oyun, isim-şehir oyunu gibi bizim çocukluğumuzun oyunlarının yeniden oynanması aile içi hareketliliği sağlayacaktır. Günümüzde de scrabble, mandala ve zekâ oyunları gibi pek çok güzel oyunlar var. Bu oyunlar birçok alanımıza hitap ediyor. Dokunarak hissederek, görerek ve işiterek oynadığımız oyunlar. Bu oyunlar çocukların kendini ifade etme becerilerini ve sorun çıktığında çözüm yolları üretmelerine yardımcı olacaktır. Çocuğumuzun kendisinin seçtiği kullanmadığı eşyaları, kıyafetleri ve oyuncaklarını ihtiyacı olan çocuk veya ailelere beraber teslim etmek. Bu işi çocuğumuzla beraber yapmak onun paylaşma ve yardımlaşma duygularını besleyecektir. Sanal âlemde sunulan hayatlardan farklı gerçek bir hayat var düşüncesini yaşayacaktır. Eminim sizlerin de ailece yaptığı birçok etkinlik vardır. Çocuklara güvenli bir dünya sağlamaya çalışmak biz anne babaların görevi. Çocuklarımızı korurken kendimizi de bu korumanın dışında tutmamalıyız. Birey olarak bizimde farklı uğraşlar bulmaya ihtiyacımız var. Eş olarak da birbirimizi dinlemeye ve anlamaya çalışarak iletişimimizi güçlendirmek başka arayışları durduracaktır. 
Bir Kızılderili atasözü; İnsan iki ruhludur içinde bir iyi köpek birde kötü köpek kavga eder. Hangisini daha çok beslersen o kazanır. O zaman teknolojiyi nasıl kullanacağımıza biz karar verelim ve iyilik kazansın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YOL, YOLCU VE YOLCULUK…

Okulumun ilkokul bölümü için çektiğim neler oluyor? videosu

DUY SESİMİ…